Yenişehir’de İklime Dirençli Tarım için Üniversite–Belediye–Kooperatif İş Birliği

Avrupa Birliği’nin Katılım Öncesi Yardım Aracı IPA III (2021–2027) dönemi kapsamında, Pencere 3: Yeşil Gündem ve Sürdürülebilir Bağlantısallık tematik çerçevesi altında yürütülen hibe programı; Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilmekte ve UNDP’nin Türkiye’de Yerel İklim Eylemi için AB Ortaklığı projesi kapsamında sağlanan teknik destekle uygulanmaktadır.

Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 2026–2028 yılları arasında hayata geçirilecek olan ve yaklaşık 460 bin Avro bütçeye sahip proje, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine karşı yerel ölçekte, bütüncül ve uygulanabilir çözümler geliştirmeyi hedeflemektedir. Bu yönüyle proje, hem ölçeği hem de çok paydaşlı yapısıyla, dijital ve ikiz dönüşüm temelli çözümler aracılığıyla iklim değişikliğine adaptasyon ve mitigasyonu eş zamanlı olarak ele alan, bölgesel tarım sistemlerinin iklim direncini güçlendirmeye yönelik stratejik bir müdahale niteliği taşımaktadır.

Proje, iklim değişikliğiyle birlikte sıklığı ve şiddeti artan kuraklık, don ve aşırı hava olaylarının tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı; üreticilerin belirsizlik koşulları altında daha isabetli ve zamanında kararlar alabilmelerini desteklemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda agroekolojik üretim bilgisi ve üreticilerin kuşaklar boyunca biriken tarımsal deneyimleri, veri ve yapay zeka temelli dijital karar destek ve erken uyarı sistemleriyle bir araya getirilmektedir. Projenin merkezinde yer alan Dijital Karar Destek ve Erken Uyarı Sistemi (DSS/EWS), sensör altyapısı, saha gözlemleri ve açık iklim verilerinin entegrasyonu yoluyla üreticilere mikro-bölge düzeyinde yerelleştirilmiş, zamanında ve eyleme dönük öneriler sunmayı hedeflemektedir.

Projenin ayırt edici unsurlarından biri, uygulama sürecinin “Living Lab (Yaşayan Laboratuvar)” yaklaşımı çerçevesinde kurgulanmış olmasıdır. Bu yaklaşım, üniversite, yerel yönetim, kooperatifler, üreticiler ve teknik uzmanların sürece yalnızca uygulayıcı olarak değil, aynı zamanda birlikte öğrenen, birlikte üreten ve birlikte karar alan aktörler olarak dahil olmasını esas almaktadır. Yenişehir’de kurulacak Yaşayan Laboratuvar kapsamında dijital tarım ve agroekoloji uygulamaları gerçek üretim alanlarında test edilecek; üreticiler, geliştirilen çözümlerin tasarım ve iyileştirme süreçlerine aktif biçimde katkı sunacaktır. Böylece proje, yerel ihtiyaçlara duyarlı, sürekli öğrenmeye dayalı ve başka bölgelere uyarlanabilir bir iklim uyum modeli ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Proje, Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu koordinatörlüğünde, Yenişehir Belediyesi ile birlikte ortak tasarım yaklaşımıyla hayata geçirilecektir. Projenin kavramsal çerçevesi, uygulama modeli ve saha bileşenleri; akademik araştırma, yerel yönetişim, toplumsal güçlenme, veri temelli karar destek sistemleri ve dijital altyapı geliştirme alanlarında uzman ekip üyelerinin katkılarıyla şekillenecektir.

Bu kapsamda proje ekibi; Prof. Dr. Burcu Balçık, Orkun Doğan, Doç. Dr. Ebru Tekin Bilbil ve Murat Bayramoğlu’ndan oluşmakta; ekip, ÖzÜBEX Sanayi Dönüşüm Merkezi uzmanlarının yanı sıra Mehmet Kültigin Fodul ve Dr. Erinç Albey’in teknik katkılarıyla birlikte çalışmaktadır.

Buna paralel olarak, Yenişehir Belediyesi bünyesinde kurulması planlanan Agroekoloji ve Dijital Tarım Merkezinin yönetişim yapısı ve kurumsal tasarımı; belediye birimleri ile proje ekibinin birlikte öğrenme ve ortak üretim süreci çerçevesinde geliştirilecektir. Özyeğin Üniversitesi’nin proje yönetimi, mali işler ve idari birimleri ise sürece yatay destek sağlayarak, projenin AB standartlarına uygun, şeffaf ve etkin biçimde yürütülmesini destekleyecektir.

Proje tamamlandığında, üreticilerin iklim risklerine karşı erken uyarı ve veri temelli karar alma kapasitelerinin güçlendirilmesi, su ve tarımsal girdilerin daha verimli ve sürdürülebilir kullanımının teşvik edilmesi ve yerel ölçekte katılımcı, dirençli tarımsal yönetişim modellerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. 

Özyeğin Üniversitesi, bu proje aracılığıyla araştırma ve yenilik kapasitesini sahaya taşıyarak, iklim değişikliğine uyum alanında somut ve ölçülebilir bir toplumsal etki yaratmayı amaçlamaktadır.