Yeni Yollar Arayanlar için
Sosyal Sürdürülebilirlik Yaz Kampı
21-24 Temmuz 2025 | Özyeğin Üniversitesi
Sosyal sürdürülebilirlik, teknik standartlara sıkış(a)mayan ve sıklıkla standart raporlama kalıplarının ötesine geçen; değerleri, ilişkileri, eşitliği ve onarıcı dönüşümü önceleyen, akışkan ve yaratıcılıkla şekillenen bir alan.
Tanımı net, sınırları çizilmiş bir mesele değil; tam tersine herkesin kendi kelimeleriyle tarif ettiği, sezgisel olduğu kadar kolektif bir yön bulma pratiği. Bu özgünlüğü ve açıklığı sayesinde akademiden özel sektöre farklı alanlardan pek çok kişi sosyal sürdürülebilirliğe değiyor—kimi zaman farkında olarak, kimi zamansa henüz adını koymadan. Bu kamp, işte bu bulanıklıkla birlikte düşünebilmek için bir alan açıyor.
Sosyal sürdürülebilirlik, giderek daha fazla kişinin ilgisini çeken; yeni konularla genişleyen, yeni sorularla derinleşen bir alan. Özellikle özel sektörde bu alana dair farkındalık artıyor; kurumlar kurum kültürü, kapsayıcılık, eşitlik, temsiliyet, toplumsal katkı, esenlik gibi bir çok farklı başlık altında daha fazla düşünmeye başlıyor. Bu ilgi yalnızca standartlara uyum sağlamakla ilgili değil—aynı zamanda gerçekten anlamlı ve kalıcı etki yaratma arzusuyla şekilleniyor. Öte yandan akademide de sosyal sürdürülebilirlik, pek çok araştırmacının farklı disiplinlerde yolu kesiştiği bir uğrak yer haline geliyor. Adını doğrudan koymasalar bile, erişilebilir kentlerden toplumsal cinsiyete, göç çalışmalarından iş yerinde güvene, çocuk hakkından şiddetsizliğe kadar uzanan çok çeşitli meselelerle bu alana dokunuyorlar. Bu farklı bağlamlarda çalışanlar sosyal sürdürülebilirliğe dair hem kavramsal bir arayış içindeler hem de pratikle buluşacak yeni yolları merak ediyorlar.
İşte bu kamp, bu çeşitliliği sahiplenen bir buluşma alanı kurmak için tasarlandı. Sosyal sürdürülebilirlik üzerine kafa yoran ama farklı mekânlarda, farklı disiplinlerde, farklı pratiklerde dağınık biçimde duran insanları bir araya getirmenin yollarını aradık. Amacımız, yalnızca bilgi alışverişi değil; ortak bir yön duygusu yaratmak, müşterekleri keşfetmek, yeni ilişkiler kurmak ve birlikte üretmenin olanaklarını çoğaltmak.
Daha fazla bilgi almak için oguzcan.ok@ozyegin.edu.tr adresine ulaşabilirsiniz.
Bu kamp, sosyal sürdürülebilirlik alanında yeni sorulara açık olan, farklı disiplinlerden gelen katılımcılarla birlikte düşünmek ve üretmek isteyen kişiler için tasarlandı. Katılım ve konaklama ücreti alınmayacak bu programda, tüm katılımcılardan kamp süresince konaklamaları ve her oturuma tam zamanlı olarak katılmaları beklenmektedir.
Genel Nitelikler
- Sosyal sürdürülebilirliğe dair bireysel ya da kurumsal düzeyde düşünmeye, öğrenmeye ve katkı sunmaya istekli olmak,
- Sosyal sürdürülebilirlik alanında faaliyetler sürdürüyor olmak,
- Kendi deneyimlerini paylaşmaya ve başkalarının deneyimlerinden öğrenmeye açık olmak,
- Programın birlikte öğrenme, tartışma ve üretim odağını benimsemek,
- Kamp süresince tüm oturumlara aktif olarak katılmaya gönüllü olmak,
- Aşağıdaki gruplardan en az birine giriyor olmak.
- Lisansüstü ve Sonrası Araştırmacılar
- Yüksek lisans veya doktora seviyesinde öğrenim görmek (yüksek lisans için tez aşamasında olmak) ya da doktora sonrası ilk 5 yılı içinde olmak,
- Sosyal sürdürülebilirlik temasına doğrudan veya dolaylı olarak dokunan bir araştırma, tez veya proje yürütmüş olmak (örneğin toplumsal cinsiyet, kurumsal kültür, katılım, bakım emeği, eşitlik, adalet, topluluklar vb.).
- Özel Sektör Temsilcileri ve Çalışanları
- Kariyerinin ilk 10 yılı içinde olmak ya da en fazla ekip yöneticisi (mid-level) seviyesinde çalışmak,
- Sosyal sürdürülebilirlik alanında kurum içinde aktif olarak görev alan, bu konularda inisiyatif alan veya almak isteyen (örneğin insan kaynakları, kurumsal iletişim, kurumsal sosyal sorumluluk, sürdürülebilirlik gibi departmanlarda çalışanlar)
Başvurular, sınırlı kontenjan doğrultusunda değerlendirilecek; katılımcı profili, başvuru formundaki motivasyon beyanı ve grup içi denge gözetilerek seçim yapılacaktır.

Yeni Yollar Arayanlar için Sosyal Sürdürülebilirlik Yaz Kampı
21-24 Temmuz 2025 | Özyeğin Üniversitesi
21 Temmuz Pazartesi
- İP: Sözün, Derdin ve Etkinin Ucu
- 08:00 – 09:00: Kahvaltı
- 09:00 – 10:00: Tanışma
- 10:00 – 11:00: Etki Hikayemiz
- 11:00 – 11:30: Ara
- 11:30 – 13:30: Sosyal Sürdürülebilirliğin Temel Kavramları ve Yeni Problemleri
- 13:30 – 14:30: Öğle Arası
- 14:30 – 16:30: Hikayeni Anlat!
- 16:30 – 17:00: Ara
- 17:00 – 18:30: Problem Pazarı 1
- 18:30 – 19:30: Akşam Yemeği
- 19:30 – 20:00: Z-Raporu
- 20:00 – 21:00: 3 Elma Akşamı
22 Temmuz Salı
- KUMAŞ: Araçlar, Bağlantılar ve Kolektif Örgü
- 08:00 – 09:00: Kahvaltı
- 09:00 – 11:00: Değişim Teorisi
- 11:00 – 11:30: Ara
- 11:30 – 13:30: İş Yeri İklimi ve Kültürünü Dönüştürmek
- 13:30 – 14:30: Öğle Arası
- 14:30 – 16:30: Etki Odaklı Liderlik
- 16:30 – 17:00: Ara
- 17:00 – 18:30: Problem Pazarı 2
- 18:30 – 19:30: Akşam Yemeği
- 19:30 – 20:00: Z-Raporu
- 20:00 – 21:00: Hayal Kurma Akşamı
23 Temmuz Çarşamba
- DESEN: Hayal, Başlangıç ve Dönüşüm
- 08:00 – 09:00: Kahvaltı
- 09:00 – 11:00: Sosyal Etkiyi Ölçmek ve Yönetmek
- 11:00 – 11:30: Ara
- 11:30 – 13:30: Kurumsal Politikaları Tasarlamak
- 13:30 – 14:30: Öğle Arası
- 14:30 – 16:30: Topluluk Oluşturma
- 16:30 – 17:00: Ara
- 17:00 – 18:30: Yeni İş Birlikleri ve Projeler Atölyesi
- 18:30 – 19:30: Akşam Yemeği
- 19:30 – 20:00: Z-Raporu
- 20:00 – 21:00: Ortak Üretim Akşamı
24 Temmuz Perşembe
- TERZİ: Ölçüm, Yorum ve Kişiselleştirme
- 08:00 – 09:00: Kahvaltı
- 09:00 – 11:00: Katılımcı Sosyal Denetim Hizmetleri
- 11:00 – 11:30: Ara
- 11:30 – 13:30: Katılımcı Sosyal Denetim Hizmetleri
- 13:30 – 14:30: Öğle Arası
Kampın içeriği diyaloglarda şekillendi. Program; potansiyel katılımcılarla, akademiden ve özel sektörden sosyal sürdürülebilirlik alanında çalışan aktörlerle yapılan görüşmeler, geri bildirimler ve birlikte düşünme süreçleriyle oluşturuldu. Hangi oturumun nasıl bir etkileşim yaratacağı, hangi meselelerin tartışmaya daha açık olduğu, hangi araçların gerçekten işe yaradığı birlikte tartışıldı. Bu yüzden bu kamp, sadece içerik olarak değil, tasarım süreciyle de kolektif bir deneyimin ürünü.
Ama bu sadece bir program değil. 3.5 gün süresince birlikte geçireceğimiz zaman, aslında sosyal sürdürülebilirlik alanında düşünen, dertlenen, öğrenen ve üreten kişilerin oluşturacağı bir ağın ilk adımı. Kamp sonrasında katılımcıların sayısı giderek artacak, online buluşmalar yapacağız ve farklı yaratıcı metotlarla temasta kalacağız.
Bu ağın ilk katmanı olan bu kampta, birlikte haritalar çizecek, dertlerimizi açacak, birbirimizin sorularına tanıklık edeceğiz. Birbirimizden öğrenmek kadar, birlikte üretmenin yollarını da yoklayacağız. Belki her şey tamamlanmayacak ama kesinlikle bir şey başlayacak.
Kamp programının her bir günü kendi içerisinde bir hikaye oluşturuyor;
Her birimizin taşıdığı etki, bir iplik gibi tekil ve özeldir. Bu kampın ilk günü, herkes kendi ipliğini tanır: sorusunu, derdini, sorumluluğunu paylaşır. Aynı zamanda diğer kişilerin iplerinden ödünç alarak renkleri çeşitlendiririz.
İkinci gün, bu iplikler bir araya gelir; birlikte bir kumaş örmeye başlarız. Kavramlar, araçlar ve ilişkiler aracılığıyla öreriz.
Üçüncü gün, bu kumaş üzerinde desenler belirir. Etkimizin yönü, birlikte dokuduğumuz çözüm yolları görünür olur.
Bu kapsamda gelişen programın içeriği şu şekilde özetlenebilir;
- Gün: İP — Sözün, Derdin ve Etkinin Ucu
Tanışma & Etki Haritamız
Kamp, birbirimizi tanımakla değil, birbirimizin dünyalarına kulak vermekle başlıyor. Katılımcılar kendi etki yolculuklarını, merak ettikleri meseleleri ve onları bu alana getiren kişisel kırılma anlarını paylaşarak görünür kılıyor. Bu oturumda, kampın birlikte öğrenme zeminini kuruyoruz.
Sosyal Sürdürülebilirlik Temel Kavramları ve Yeni Problemleri
Sosyal sürdürülebilirlik sadece belli başlı başlıklarla sınırlı değil; sürekli dönüşen, yeni sorulara açık bir alan. Bu oturumda alanın temel kavramları üzerinden geçerken, eksik bırakılan, dışarıda kalan ya da yeni açılmakta olan problem alanlarını da birlikte sorguluyoruz. Aynı zamanda farklı kavramsal kullanımları irdeleyip ortak bir vizyon çiziyoruz.
Hikayeni Anlat!
Bu oturumda hikâye anlatıcılığına sadece kişisel bir ifade biçimi olarak değil, sosyal etkiyi anlamlı ve ilişki kurulur kılmanın bir yolu olarak yaklaşıyoruz. Hikâyeler, hem tanıklık ettiğimiz dönüşümlerin izini sürmemizi sağlar hem de başkalarıyla ortak bir zemin kurmamıza yardımcı olur. Sosyal sürdürülebilirlik çoğu zaman rakamlarla değil, anlatılarla görünür olur—duygularla, çatışmalarla, umutlarla. Bu yüzden bu oturumda etkimizin neresinde hangi hikâyeler var, hangilerini birlikte yeniden kurabiliriz diye soruyoruz.
Problem Pazarı 1
Katılımcıların yarısı üzerine çalıştıkları sosyal problemleri birer “tezgah” gibi açar. Problemlerle duygusal, yapısal ve stratejik bağlar kurulur. “Çözüm” konuşulmaz—problemin kendisi ortaya konur.
3 Elma Akşamı (Sosyalleşme)
Gündüzleri birlikte düşündük, tartıştık, öğrendik. Akşamlarıysa başka bir ritme geçiyoruz. Sosyalleşme oturumları, yapılandırılmış olmayan, rahatlamaya ve iş dışındaki kimliklerimizle karşılaşmaya ayrılmış zamanlar. Bu oturumlarda iş konuşmak yasak! Derdimiz, birbirimizi tanımak, bağ kurmak ve paylaşmaktan keyif almak.
İlk sosyalleşme oturumunun konusu hikayeler. Herkesin anlatacak bir hikayesi vardır. Bu akşam, ister gerçek ister uydurma, ister komik ister anlamlı olsun, içinden geçtiğimiz, bizi güldüren ya da dönüştüren hikâyeleri paylaşmaya açığız.
- Gün: KUMAŞ — Araçlar, Bağlantılar ve Kolektif Örgü
Değişim Teorisi
Bir fikrin ya da değerin nasıl ete kemiğe bürüneceğini düşünmeye başlıyoruz. Değişim teorisi, etki yaratma sürecine mantıksal bir omurga kazandırırken, değerlerimizi eyleme dönüştürmenin yollarını da birlikte tartışmamıza alan açıyor. Bu oturum, etkimizin yönünü birlikte tarif etmek için ilk adım.
İş Yeri İklimi ve Kültürünü Dönüştürmek
İş yerleri sadece üretim alanı değil; duyguların, ilişkilerin, değerlerin dolaşımda olduğu sosyal mekânlardır. Bu oturumda adil ve katılımcı kurum kültürleri nasıl inşa edilir sorusuna birlikte yanıt arıyoruz. İyi örneklerden ilhamla dönüşümün ipuçlarını yakalıyoruz.
Etki Odaklı Liderlik
Sosyal sürdürülebilirlik, tek başına hareket eden liderlerden çok, birlikte sorumluluk alan yapılarla ilerliyor. Bu oturumda liderliği; karar alma, alan açma, cesaretlendirme ve dayanışma pratikleriyle yeniden ele alıyoruz. Etki yaratmanın kolektif doğasını birlikte keşfediyoruz.
Problem Pazarı 2
Katılımcılar bu sefer diğer yarısı üzerine çalıştıkları sosyal problemleri birer “tezgah” gibi açar. Problemlerle duygusal, yapısal ve stratejik bağlar kurulur. “Çözüm” konuşulmaz—problemin kendisi ortaya konur.
Hayaller Akşamı (Sosyalleşme)
İkinci akşamda gözümüzü biraz geleceğe çeviriyoruz. “Bir gün mutlaka…” diye başlayan cümlelerin serbest olduğu bu buluşmada, ütopyalar, küçük kaçışlar, henüz adı konmamış fikirler ve kıpırtılar bizimle. Dinlemek, duymak ve birlikte düşlemek için buradayız.
- Gün: DESEN — Hayal, Başlangıç ve Dönüşüm
Sosyal Etkiyi Ölçmek ve Yönetmek
Etki sadece hissedilen değil, aynı zamanda izlenebilen bir şeydir. Bu oturumda nicel ve nitel araçlarla sosyal etkiyi nasıl görünür kılabileceğimizi konuşuyoruz. Ölçüm, sadece sonuçları değerlendirmek değil, öğrenmeyi mümkün kılan bir süreç olarak ele alınıyor.
Kurumsal Politikaları Tasarlamak
Etki, ancak sistemli ve sürdürülebilir hale geldiğinde kalıcı olur. Bu oturumda, kurum içi sosyal sürdürülebilirlik politikalarının nasıl tasarlanabileceğini, değerlerin süreçlere nasıl yedirileceğini ve değişimin nasıl kurumsallaşacağını birlikte ele alıyoruz. Aynı zamanda mevcut mevzuatlara dair de fikir ediniyoruz.
Topluluk Oluşturma
Bir araya gelmenin ötesine geçip birlikte kalabilmenin yollarını arıyoruz. Bu oturum, güven, aidiyet, tekrar karşılaşma arzusu ve ortak hatıralar gibi topluluk kurmanın yapıtaşlarına odaklanıyor. Sosyal dokuların nasıl örüldüğünü birlikte keşfediyoruz.
Yeni İş Birlikleri ve Projeler Atölyesi
Problem Pazarı’nda görünür hale gelen meseleler bu kez çözüm odaklı bir çağrıyla yeniden sahnede. Bu atölye, kamp boyunca açılan sorulara “sınırsız kaynakla, birlikte nasıl yaklaşırdık?” sorusuyla bakmamızı istiyor. Alıştığımız kısıtların ötesine geçip, hayal gücümüzü ve kolektif aklı devreye sokuyoruz. Kimimiz bir sistem hayal ediyor, kimimiz bir araç, kimimiz bir topluluk… Fikirler derinleşiyor, bazıları ete kemiğe bürünüyor. Kiminle, nasıl ve neye doğru yürüyebileceğimizi birlikte kurguluyoruz.
Ortak Üretim (Sosyalleşme)
Bu kez kelimelerin ötesine geçiyoruz. Elimizle, sesimizle, enerjimizle birlikte bir şey üretmeye çağrılıyoruz. Belki bir pano, belki bir kolaj, belki bir ses kaydı… Ne olursa olsun, iz bırakan, bizi bir arada hatırlatan bir parça kalacak geriye.
- Gün – TERZİ — Ölçüm, Yorum ve Kişiselleştirme
PSAS Tanıtım ve Uygulayıcılık Atölyesi (Opsiyonel)
Bu oturumda Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu tarafından geliştirilen Katılımcı Sosyal Denetim Hizmetleri (Participatory Social Audit Services – PSAS) ile tanışıyoruz. Sosyal sürdürülebilirlik alanında kurumların etkilerini daha derinlikli değerlendirmeye, ihtiyaçlarını daha isabetli belirlemeye ve bu alandaki yolculuklarını daha katılımcı biçimde tasarlamaya yardımcı olan bir araç seti sunan PSAS, çeşitli kurumlara uyarlanabilen çok katmanlı bir yapıya sahip.
Atölye, bu modeli merak edenler için hem bir tanışma alanı hem de bir deneme zemini sunuyor. Uygulayıcılık sürecine ilgi duyan katılımcılar içinse bu oturum, sürece dahil olmanın ilk adımı niteliğinde: Bu modüle katılanlar, ileride açılacak olan resmi PSAS Uygulayıcılık Eğitimi’ne devam etmek isterlerse, giriş modülünü tamamlamış sayılacaklar.